Markalar hakkındaki felsefemiz hissiyat ile ilgilidir. Ama bu duygular ile karıştırılmasın. Markaları duygusal bağ felsefesi ile tanımlamıyoruz. Buna daha çok marka seçiminde algı seçimi demek doğru olacaktır.
Şimdi muhtemelen düşünüyorsunuz. ‘Duygular.. Algılar.. Tamamen anlambilimsel.
Öyle değil. Hemen göze çarpmayan fakat önemli bir ayrım olabilir. Hisler, duygular ile aynı değildir. Bunun yanında hisler çok özellikli bir kaliteyi de işaret eder. Memnuniyet, memnuniyetsizlik, tarafsızlık ve deneyim gibi.
Memnuniyet hissi – heyecan, eğlence, ödül, artan kendine güven vb insani koşul arzularıdır.
Memnuniyetsiz his – Acı, yorgunluk, kendine güven kaybı vb. Hoşnutsuzluk koşulu. Bunun yanında koşulun unutulmasından nötr davranışlar.
Şimdi, birçok müşterinin marka seçiminin ardındaki hislere bir göz atalım.
1. Hissizlik / İlgilenmeme - Burada seçim çok önemli değildir ve şu marka iyidir’ yaklaşımı vardır. (sakız, soda, bira, diş fırçası, iç giyim, mayonez vs) Yani neden kişi nöronlarına boşuna antrenman yaptırıp zaman harcasın ve tercihlerini değiştirmek ile yorulsun ki?
2. Durgunluk – Seçimin pek bir önemi yoktur ve bu gibi bir durumda seçimle uğraşmaktan da pek hoşlanılmaz. Tahminimizce belli bir zaman harcandıktan ve gereken enerji bu bu değişiklik için kullanıldıktan sonra (banka, sigorta şirketi, dişçi, spor salonu vs) daha ötesinde aynı hizmeti veren ya da satışı yapanlar ile ilgilenmeyiz.
- Şiddetlenme – Tamamdır, artık fiyatlar, müşteri hizmetleri, işleyiş vs her şey sizi kızdırmaya başlar. Başka bir şey denemek istersiniz. ( benzin istasyonu, market, araç kiralama şirketi, kuru temizleme, kafe, restorant, internet hizmeti vs)
- Arzulama – Gerçekten ihtiyaçlarınızı karşılamaya yönelik bir markanın size hizmet verme konusunda yardımcı olmasını istersiniz. ( daha olumlu, eğlenceli, fark yaratacak ve kaliteli)
Evet! Müşteriler bu gibi akılsal ve algılamaya yönelik kombinasyonlar nedeniyle bu tür kararlar verirler. Ancak kararları, daima bir his ile paraleldir. İşte markaların ve marka inşa edenlerin 21 yy’da yaptığı ise bu değişen algılara kulak vermek ve onlara doğru cevaplar vermektir.






Hiç yorum yok:
Yorum Gönder