Pages

Subscribe:

28 Eylül 2011 Çarşamba

Büyük Markaların ‘Nasıl’ları




Neden sorusu ile başlayın! Bu sizin en çok ilgilendiğiniz NASIL olacak!

TOM ASACKER uzun yıllar boyunca büyük markalar ile çalışma fırsatını bulan bir pazarlamacı. Hikayesi ise şöyle ‘Uzun yıllar markalar ile çalışmanın yanı sıra bilinçli olarak etrafta olan biteni takip ettim, organizasyonları, dernekleri kendi konularında önem arz eden şeyler için mücadele edenleri izledim. Hissizlikleri nedeniyle kendini dine adamış liderlerin konumlarından olduklarını ve başkalarının ise klise taraftarlarına binlerce insanı  daha sürüklediğini gördüm. İşe Dünya’yı değiştirmek fikri ile yola çıkıp, ve başarısızlığa uğrayan arkadaşlarım oldu. Kendi halinde yaşarken birilerinin finansal desteği ile işlerini yoluna koyanlar da.

Ne kadar çok hoşlandıysam da (inanın bana çok da denedim) bir bireyin ya da organizasyonun –başarısı için en temel şey olan ‘neden’ amacını ya da varoluş nedenini bildiğini göremedim. Bunu gerçekleştirmek yerine bu niyetle düşünmek bu bağlamda iyi hissettiriyor. Ama asıl konu bu değil. Basit bir örnekle gidelim: İnsanlar siz ‘NE’yi yaptığınızdan ya da ‘NİÇİN’ yaptığınızdan dolayı o ürünü satın almazlar. İnsanlar bu ürünü ‘NASIL’ yaptığınızdan yani kendi ihtiyaçlarından, yaşamlarında bir önemi, bir yeri olduğundan, kısaca ürünün bu güçlü etkisi nedeniyle onu kullanırlar. İşte bu da sizin , özveri ile sürekli sormak zorunda olduğunuz NASIL’ sorunuz.

Steve Jobs ve Apple, Sony’den daha mı tutku ile kendisini şık tasarımlar yapmaya adamıştı?

Steve Jobs, Akio Morito adında bir kişiden etkilenmişti ve Sony ürünlerinden esinlenmişti.

Martin Luther King Jr Amerikan vatandaşlarının hakları ve eşitlik konularında Howard Thurman adındaki kişiden daha mı hevesliydi? Thurman Kral’ı düşünceleri ile teşvik ediyor ve onun manevi danışmanı olarak Kral’a hizmet ediyordu.

Peki ya Wright Kardeşler (Wright Brothers)? Adları Gustave Whitehead ve Lyman Gilmore’dan daha fazla mı uçma konusuna karışmış acaba? Tabiki hayır. Ancak Wright Kardeşler bugün hala modern havacılıkta kullanılan patentli kontrol sistemini keşfetmişlerdi.

Hislerinizin sizi yanıltmasına izin vermeyin. Niyet çoğunlukla ağır basar. Bu durum, İnsanların zor zamanlarda karar almalarına, benzer çizgide yürüyen kişilerden ilham almalarına ve önemlisi motivasyonlarını ayakta tutmalarına yardımcı olur.

Ancak bu niyetler gerçekten hayata geçirildiğinde ve tarihe yazıldığında önem arz eder. Bugün piyasada zamanlama, cesaret ve icraat (gerçekleştirme) en önem arz eden konulardır. Bunlar büyük markaların yükselişinde onlara gerçek fikri veren, alan uzmanlığı, stratejik değer yaratma ve detaylara dikkatle eğilme – özellikle de önemli insanların deneyimlerine eğilme- birleştirilmesidir.

Apple çılgınlığına ve Wall Street’teki durumuna bu roket enerjisini veren neydi? Steve Jobs’ın güçlü stratejik vizyonu ve kararından dönmez ‘NASIL’ anlayışı. Niçin Martin Luther King’in kutlamaları yapılıyor? Çok da derinden onunla ilgilendiğimizden değil elbette. Bunun nedeni titiz el emeği deneyimleri ve günümüze ulaştırdığı uzmanca söz söyleme sanatının bize ilham veriyor olmasındandır. Hyundai, Standard Chartered Bank ve Chipotle gibi şirketlerin hızlı yükselişini sağlayan etkenler nelerdi? Onların ‘NASIL’ı basit ve sade idi. Picasso şunu söylerken haklıydı. ‘Başarı çok önemli bir şeydir! Sıklıkla ifade edildiği üzere, bir sanatçı sanatı sevmenin dışında kendisi için çalışmalı ve söylem gereği eğer hakir görülürse diye bu başarıyı elinde tutmalı. Fakat bu yanlış. Doğrusu bence, ‘Bir sanatçı başarıya ihtiyaç duyar. Ancak bu başarı yaşamak için değil, sanatını icra edebilmek için gereklidir’ Bugün NİÇİN’ e odaklı kurumlar yüksek rekabet piyasa koşullarında güçlü liderlerini sürekli olarak NASIL sorusuna odaklı tutmaları bundandır. Dışarıdan gelen ihtiyaçlar karşısında ve izleyicilerinizin hislerini dikkate alan stratejik eğilimler olmadan, sizin NİÇİN’leriniz yavaş yavaş müşterilerinizin, üyelerinizin, gönüllülerinizin ve deneklerinizin ilgisinden uzaklaşarak NASIL odaklı çalışan güçlülerin gölgesinde sararıp solacak.

İşte bunu görmekten hiç hoşlanmıyoruz

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder